İcra Hukuku - İflas Hukuku

İcra Takibinin İptali ve Ertelenmesi

İcra takibi başladıktan sonra, takibi sona erdirmek isteyen borçlu icra dairesinin banka hesabına ödeme yapmalıdır. Fakat borçlu icra takibi kesinleştikten sonra ödeme yaparsa alacaklının takibi geri alması, takipten vazgeçmesi gerekir. Buna rağmen alacaklı icra takibine “kötü niyetli” olarak devam etmek isterse diye borçluyu korumak amacıyla “icra takibinin iptali” yolu düzenlenmiştir.

Borçlu icra mahkemesinden “itfa” nedeniyle takibin iptalini isteyebilir. Borçlu, takibin ertelenmesini veya zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını da isteyebilir.

İtfa Sebebiyle İcra Takibinin İptali

Şartları:

1.Borcun ve ferilerinin itfa edilmiş olması

2.Borcun itfa edildiğinin belge ile ispat edilmesi

Borçlu, borcunu icra dairesine ait ödeme emrinde gösterilen banka hesabına ödeyerek borcundan kurtulur. Bununla birlikte icra takibi son bulur. Ancak borçlu, borcunu icra dairesi dışında alacaklıya öderse bu ödemenin tam ve doğru olup olmadığı icra mahkemesinin yargılamasını gerektirir. Burada borcun itfa edilmiş olmasından kasıt icra dairesi aracılığı olmadan yapılan itfadır. “İtfa” terimi ödeme, ibra, hibe, af, takas, terkin gibi borcun son bulmasını sağlayan nedenleri kapsar.

İtfa sebebi ile icra takibinin iptalini isteyebilmek için borcun icra takibinin kesinleşmesinden sonra itfa edilmiş olması gerekir. Takip tarihinden önceki ve takip tarihi ile ödeme emrine itiraz tarihine kadarki itfa “ödeme emrine itiraz yolu” ile ileri sürülür.

Borçlu, borcun bir kısmını itfa etmişse takibin “kısmen iptali” istenebilir. Bu halde borcun kalan kısmı için takibe devam edilir.

Borçlu borcu itfa ettiği şu belgelerden biri ile ispat etmelidir:

1) İmzası noterlikçe onaylı bir belge

2)İmzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir adi belge

Borçlu borcu itfa ettiğini bu belgelerden başka bir delil ile ispat edemez.

Alacaklı, adi belge altındaki imzayı inkâr ederse icra mahkemesinde imzanın alacaklıya ait olup olmadığının incelemesi yapılamaz.

icra takibinin iptali ve usulü

İcra takibinin iptali, takibin yürütüldüğü icra dairesinin tabi olduğu icra mahkemesinden istenir. İcra mahkemesi talebi basit yargılama usulüne göre inceler.

Borçlu, paraların paylaştırılmasına kadar icra takibinin iptalini isteyebilir. Paraların paylaştırılmasından sonra ancak “istirdat davası” açılabilir.

Borçlu, borcunu itfa ettiğini bu belgelerle ispat edemezse iptal talebinin reddine karar verilir. Borçlunun icra mahkemesine iptal için başvurması takibin durdurmaz. Mahkeme takibin durdurulması için bir ihtiyati tedbir kararı veremez.

İcra Takibinin İptalinin Hükümleri

Takibin iptali kararı ile takip durur. İptal kararının kesinleşmesi ile o güne kadarki bütün takip işlemleri iptal edilir. Örneğin mal üzerindeki haciz kalkar, hacizli mallar satılmışsa bedeli borçluya ödenir.

Takibin iptali kararı kesin hüküm teşkil etmez. Alacaklı, aynı alacak için genel mahkemede borçluya karşı bir alacak davası açabilir. Aynı şekilde iptal talebi reddedilen borçlu da alacaklıya karşı menfi tespit davası açabilir.

İcra Takibinin Ertelenmesi(Taliki)

Borçlu, alacaklının icra takibinin kesinleşmesinden sonra kendisine borcunu ödemek için bir mehil (süre) verdiğini noterden onaylı veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse icra mahkemesi takibin ertelenmesine karar verir. (İİK. m. 71/1) İcra takibinin ertelenmesi için verilecek süre, takibin kesinleşmesinden sonra verilmiş olmalıdır. Takibin ertelenmesi usulü takibin iptalindeki gibidir. Bu karar ile icra takibi durur. Süre geçince alacaklının talebi üzerine icra dairesi icra takibine devam eder. İcra takibinin ertelenmesi kanunun belirlediği süreleri durdurmaz.

Zamanaşımı Nedeniyle İcra Takibinin İptali

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası: Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.

Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu