Ceza Hukuku

Kusur Yeteneği ve Kusurluluğu Ortadan Kaldıran Haller

Kusur yeteneği; failin doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt edebilme ve buna uygun davranabilme yeteneğidir. Kusur yeteneğinin hareketin yapıldığı sırada bulunması gerekir.

Kusur Yeteneğini Etkileyen Durumlar Nelerdir?

Kusur yeteneğini etkileyen durumlar aşağıda sayılmıştır:

  • Yaş küçüklüğü,
  • Sağır ve dilsizlik,
  • Akıl hastalığı,
  • Geçici nedenler,
  • Alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olmadır.

Yaş Küçüklüğü

Yaş küçüklüğü sebebiyle kusur yeteneğini değişik biçimlerde etkilemektedir.

Suçu işlediği sırada on iki yaşını bitirmemiş olan çocukların kusur yeteneği yoktur.

Suçu işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını tamamlamamış olan çocukların kusuru hukuksal anlamda sonuçları algılayabilip algılayamadıklarına göre değişkenlik gösterir. Çocuk gerçekleştirdiği eylemin anlam ve sonuçlarını algılayamaması durumunda ceza sorumluluğu bulunmayıp çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir. Çocuğun, hareketin hukuksal sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olması halinde ise çocuğa verilen cezada indirim uygulanır.

Suçu işlediği sırada on beş yaşını tamamlamış on sekiz yaşını doldurmamış olan çocukların cezai sorumluluğu vardır fakat çocuğa indirim uygulanarak ceza verilir.

Sağır ve Dilsizlik

Sağır ve dilsiz bireylerin ceza sorumluluğun belirlenmesinde failin yaşı gözetilerek bir ayrıma gidilmiştir.

Suçu işlediği sırada on beş yaşını bitirmemiş olan sağır ve dilsizin kusur yeteneği yoktur.

Suçu işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını tamamlamamış olan sağır ve dilsizin kusuru hukuksal anlamda sonuçları algılayabilip algılayamadıklarına göre değişkenlik gösterir. Sağır ve dilsizin, gerçekleştirdiği eylemin anlam ve sonuçlarını algılayamaması durumunda ceza sorumluluğu bulunmayıp çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir. Sağır ve dilsizin, hareketin hukuksal sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olması halinde ise sağır ve dilsize verilen cezada indirim uygulanır.

Suçu işlediği sırada on sekiz yaşını tamamlamış yirmi bir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizin cezai sorumluluğu vardır fakat sağır ve dilsize indirim uygulanarak ceza verilir.

Akıl Hastalığı

Akıl hastalığı kişinin anlama ve isteme yeteneğini etkileyen durumdur. Akıl hastası olan kişinin her eylemi bakımından algılama ve irade yeteneğinin etkilenmesi durumu söz konusu değildir.

Akıl hastalığı sebebiyle işlenen eylemin anlam ve sonuçlarını algılayamayan kişiye ceza verilmez fakat bu kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Türk Ceza Kanunu madde 32/1’de işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azalmış olan kişiye verilecek cezada indirim yapılabileceği veya akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Geçici Nedenler

Geçici nedenler; akıl hastalığının dışında kalıp kusur yeteneğini kaldıran veya azaltan nedenlerdir.

Fail hakkında geçici nedenlere ilişkin koşulların uygulanabilmesi için oluşması gereken koşullar:

  • Geçici nedenin oluşması yönünde failin kast veya taksirinin olmaması gerekir.
  • Suçun, geçici nedeninin etkisinin failin üzerinde bulunduğu bir sırada işlenmiş olması gerekmektedir.

Geçici bir nedenle hareketlerini yönlendiremeyen veya algılama yeteneği ortadan kalkmış olan kişiye ceza verilmez.

Geçici Nedenler

Alkol ve Uyuşturucu Madde Etkisinde Olma

Alkol ve uyuşturucu madde etkisinde iken bir eylemin gerçekleştirilmesinin sorumluluğa etkisi;  maddelerin iradi alınıp alınmamasına bağlıdır.

Failin kendi iradesi ile alkol ve uyuşturucu madde alıp suç işlemesi halinde cezai sorumluluğu tamdır.

Fail, irade dışı alkol ve uyuşturucu madde almışsa; işlenen fiilin hukuki sonuçlarını algılayamadığı ve hareketlerini yönlendirme yeteneği kendi iradesi dışında ortadan kalktığı için ceza verilmez.

Kusurluluğu Kaldıran Nedenler

Kusurluluğu kaldıran nedenler aşağıda sayılmıştır:

  • Zorunluluk hali,
  • Amirin emrini ifa,
  • Beklenmeyen durumlar,
  • Mücbir sebepler,
  • Maddi ve manevi zorlama ve yanılmadır.

Zorunluluk Hali (Iztırar Hali)

Zorunluluk hali; bir kimsenin kendisine veya bir başkasına ait hakka yönelik olarak gerçekleşen saldırıdan korunmak amacıyla işlenen eylemdir. Örnek olarak; ayı saldırısına uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olan A’nın, B’nin evinin kapısını kırarak içeri saklanması.

Bir eylemin zorunluluk hali kapsamında değerlendirilebilmesi için gerekli koşullar aşağıda sayılmıştır:

  • Ortada mevcut bir tehlike bulunmalıdır.
  • Tehlike, kişinin kendisine veya bir başkasına yönelik olmalıdır.
  • Tehlikenin ortaya çıkmasına bilerek neden olmamalıdır.
  • Failin, tehlikeye karşı koyma yükümlülüğü bulunmamalıdır.
  • Tehlikeden başka türlü korunma olanağı olmamalıdır.
  • Tehlikenin ağırlığı ve kullanılan araç ve konu arasında orantı bulunmalıdır.

Zorunluluk hali kapsamında eylemi gerçekleştiren faile ceza verilmez. Fail hakkında mahkeme, ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermelidir.

Amirin Emrini İfa

Amirin emrini ifa; ast tarafından üstün emrinin yerine getirilmesi zorunluluğundan dolayı ortaya çıkan durumdur.

Amirin emrini ifanın kusurluluğu kaldıran sebep sayılabilmesi için gerekli koşullar aşağıda sayılmıştır:

  • Üstün verdiği bir emrin olması gerekmektedir.
  • Emri veren kişinin bu emri vermeye yetkili olması gerekmektedir.
  • Emrin yerine getirilmesi, görev gereği zorunlu olmalıdır.
  • Emrin, kanunun öngördüğü koşullara uygun olması gerekir.

Üst tarafından verilen emrin konusu hukuka aykırı olup suç oluşturmaması halinde; ast bu emri yerine getirmez ve üstüne bildirir. Emri veren, emrinde direnir ve yazılı olarak yenilerse bu emri yerine getiren ast sorumlu olmaz.

Üst tarafından verilen emrin konusu suç oluşturmakta ise; astın bu emri hiçbir surette yerine getirmemesi gerekmektedir. Ast, emri verenin konusu suç oluşturan emrini yerine getirirse emir veren ile birlikte sorumlu olur.

Beklenmeyen Durumlar

Beklenmeyen durumlar; fail veya üçüncü kişilerce öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan kaza ve tesadüflerdir. Türk Ceza Kanunu’nda beklenmeyen durumlar düzenlenmemiştir. Beklenmeyen durumdan söz edebilmek için bir insan hareketi olmalıdır.

Beklenmeyen Durumlar

Mücbir Sebepler

Mücbir sebepler; faili, karşı konulamaz ve önlenemez biçimde belirli bir harekete iten sebeplerdir. Örnek olarak; freni patlayan arabanın binaya çarpması verilebilir. Mücbir sebepler Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmemiştir.

Maddi ve Manevi Zorlama

Maddi ve manevi zorlama; cebir, tehdit, korkutmadır.

Bir kimse karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir, tehdit veya ağır bir korkutma sebebiyle harekette bulunduğunda kişiye ceza verilmez.

Yanılma

Yanılma; dış dünyadaki bir şeyin gerçekte olduğundan farklı algılanmasıdır. Yanılma; hukuksal yanılma, kastı kaldıran yanılma ve kusurluluğu etkileyen yanılma olarak üçe ayrılmaktadır.

Hukuksal yanılma, kanunda suç olarak sayılan bir eylemin fail tarafından hukuka uygun sayılması veya kanunda suç olarak sayılmayan eylemin fail tarafından suç sayılmasıdır. Kural olarak ceza hukukunu bilmemek mazeret sayılmayacağından faile ceza verilir.

Kastı kaldıran yanılmada fail, suçun kanuni tanımında yer alan unsurlarda hataya düşebilir ve bu durumda fail kasten hareket etmiş sayılmaz. Fail, suçun nitelikli hallerinde hataya düşmüş olabilir ve bu durumda hatasından yararlanır. Failin, olayda hukuka uygunluk nedeninin varlığı hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düşmesi halinde bu yanılmasından yararlanır.

Kusurluluğu etkileyen yanılmada fail, olayda kusurluluğu etkileyen veya kaldıran sebeplerin varlığında kaçınılmaz bir hataya düşerse bu hatasından yararlanır. Örnek olarak A arsada boş tarafa doğru taş atarken bu taşlardan biri B’ye gelse ve B, taşın kendisini atıldığını sanarak A’ya tokat atsa haksız tahrik indiriminden yararlanması gerekecektir.

Haksız Tahrik Nedir?

Haksız tahrik; haksız bir eylem sebebiyle ortaya çıkan öfke ve şiddetli üzüntünün etkisiyle suç işlenmesidir. Haksız tahrik, hukuka uygunluk sebebi olmayıp kusur yeteneğini azaltan bir durumdur. Haksız tahrik durumunda faile verilecek cezada indirim yapılır.

Haksız Tahrik Koşulları Nelerdir?

Haksız tahrikin varlığından söz edebilmek için olayda bulunması gereken koşullar şunlardır:

  • Somut durumda tahrike sebep olan bir eylemin bulunması gerekir.
  • Tahrike sebep olan eylemin haksız olması gerekmektedir.
  • Gerçekleştirilen haksız eylemin, fail üzerinde öfke ve şiddetli üzüntüye sebebiyet vermesi gerekmektedir.
  • Suç, haksız tahrike sebebiyet veren kişiye karşı işlenmelidir

Haksız tahrik genel bir indirim sebebidir. Haksız tahrik sebebiyle cezada indirim yapılmasının sebebi tahrikin kusur yeteneğini azaltması özelliğidir. Haksız tahrik kanuni indirim sebebi olup bu hususta hakimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Ekin Hukuk Bürosu olarak ceza hukuku alanında yaşadığınız sorunlarda hukuki sürecin takipçisi olabiliriz. Uzman avukat kadromuzla görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Stj. Av. Ebrugül KOÇAK & Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu