Genel Hukuki Bilgiler

Kişilik ve Korunması

Kişi ve kişilik korunması konusunda kişilik, kişilik hakkı değerleri, kişilik hakkının ihlali, ihlalin hukuka uygun olduğu haller ve kişiliğin korunması ele alınacaktır.

Kişi

kişi

Hukukta kişi, hak ve borçlara ehil olabilen varlıklar olarak tanımlanır. Hukuk normları kişilerin bireysel ve topluluk halindeki menfaatlerini inceleyerek kişinin varlığının, toplumdaki yerinin, diğer kişilerle kurduğu ilişkilerin sınır ve kurallarını düzenler. Bu sebeple kişi kavramı hukuk tarafından korunan bir öznedir.

Hukukumuzda gerçek kişiler ve tüzel kişiler olmak üzere iki tür kişilik yer alır. Gerçek kişiler insanlardır. Tüzel kişiler ise Türk Medeni Kanununun 47. Maddesinde düzenlenmiştir.

Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar. Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.

Gerçek kişilerin de tüzel kişilerin de kişilik hakkı hukuk düzeni tarafından korunmaktadır.

Kişi ve Kişilik Hakkı

Kişilik kavramı, kanun koyucu tarafından tanımlanmamıştır. Kişinin başlı başına var olması sebebiyle sahip olduğu nicelik ve niteliklerden oluşan bir bütündür. Kişilik hakkı ise kişinin, kişiliğini ve kişiliğine bağlı değerleri koruyan ve kişilik varlığı üzerinde sahip olduğu haktır.

Kişilik hakkının korunması konusu başta Türk Medeni Kanunu olmak üzere Türk Borçlar Kanunu, kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’da düzenlenmiştir. Ayrıca kişilik hakkının kanun tarafından ismen sayılarak sınırlanmamış değerlerden oluştuğunu söylemek mümkündür.

Kişilik Hakkının Özellikleri Nelerdir?

Kişilik hakkı, temsil ettiği değerlere uygun olarak çeşitli özelliklerden oluşur. Bu özellikler aşağıdaki gibidir.

  • Mutlaktır. Yani herkese karşı ileri sürülebilir ve herkes tarafından da ihlal edilebilir.
  • Zaman aşımına uğramaz. Kişilik haklarının zaman aşımına uğraması veya hak düşürücü süreye tabi olması söz konusu değildir. Kişilik hakkının ihlali veya kişilik hakkının belli bir süre kullanılmaması durumunda bu hak ortadan kalkmaz. Kişilik hakkını koruyan davalar her zaman açılabilir fakat ileri sürülebilecek tazminat talepleri için öngörülen zaman aşımı süreleri saklı tutulur.
  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Kişilik hakkı sahibi bu hakkı serbestçe kullanabilir. Sınırlı ehliyetsizlerin de kişilik hakkı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisi vardır fakat bu hakkın sınırlı ehliyetsiz tarafından bizzat kullanılması o kişinin menfaatlerine zarar verdiği durumda kişiye yasal temsilci atanır.
  • Devredilemez, vazgeçilemez ve mirasçılara geçmez. Bir kişinin kişilik hakkını devretmesi veya hakkından vazgeçmesi söz konusu değildir. Ayrıca kural olarak mirasçılarına intikal edemez. Fakat kişinin, hakkı üzerinde tasarrufta bulunması mümkündür.
  • Şahıs varlığı hakkıdır. 

Kişilik Hakkı Değerleri

Kişilik Hakkı Değerleri

Kişilik hakkı, kişinin şahsına bağlı değerlerden oluşur. Bu değerlerden en önemlileri aşağıdaki gibidir.

Yaşam ve Vücut Bütünlüğü

En önemli kişilik hakkı değerlerinin başında gelir. Bir kimsenin yaşamı hem ulusal hem de uluslar arası hukuki metinlerde korunur. 

Hukuk düzenince kişinin kendi yaşamından vazgeçmesi söz konusu değildir. Bu doğrultuda kişinin kendi yaşamını sonlandırması için 3. Kişilerle yaptığı anlaşmalar kesinlikle geçersizdir. Ayrıca kişinin işkenceye tabi tutulacağı veya kötü muamele göreceğine dair yapılan anlaşmalar da geçersiz olur. Bu tarz davranışları uygulayan kişiler hukuki ve cezai yaptırımlara tabi tutulur.

Hukuka uygunluk çerçevesinde vücut bütünlüğüne müdahale yapılabilir. Mesela kişinin kendi rızası ile kan vermesi hukuka aykırı değildir.

Şeref ve Haysiyet

Şeref ve haysiyete yapılan müdahaleler kişilik hakkına yönelmiş olur.

Bazı şeref ve haysiyet üzerindeki kişilik hakkı ihlalleri aşağıdaki gibidir:

  • İftira
  • Hakaret
  • Bir kişinin başka birinin görüntüsünü montajlayarak ahlaka aykırı olacak şekilde sosyal medyada yayması

Şeref ve haysiyet ihlali konusundaki bir diğer nokta ise bu değerlerin basın tarafından ihlal edilmesidir. Basın doğrudan aktarım ve eleştiri hakkına sahiptir fakat yaptıkları haber ilgili kişinin özel yaşamını da etkiler. Bundan dolayı söz konusu olan haberin bazı sınırlamalar içinde yapılması gerekir. Hukuka uygun bir haber vermenin 4 adet unsuru vardır. Bu unsurlar güncellik, gerçeklik ve doğruluk, kamu yararı ve ilgisi, sunuş tarzının uygunluğudur.

Görüntü 

Kişinin en önemli değerlerinden biridir. Görüntü, kişinin bedeninin tamamını kapsayacağı gibi bir kısmını da kapsayabilir. Görüntünün fotoğraf makinesiyle çekilmesi, elle çizilmesi, bilgisayar ile yapılması, heykel formunda olması vs açısından hiçbir fark yoktur. Bunların tamamı görüntü unsuru içinde yer alır.

Kişinin görüntü üzerindeki kişilik hakkı ihlallerinden bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Kişinin görüntüsünün onun rızası dışında kaydedilmesi
  • Online dersteki görüntünün kişilerin rızası olmaksızın sosyal medyada paylaşılması
  • Şaka veya deney adı altında kişilerin görüntülerinin gizlice kaydedilmesi veya paylaşılması 

Ses

Kişilik hakkı kapsamında ele alınan ses, doğadaki sesler değil insanlara ait olan seslerdir. Sesin ne şekilde kayıt edildiğine bakılmaksızın kişinin rızası olmadı sürece o sesin kullanılması veya paylaşılması hukuka aykırıdır. 

İsim

Kişilik hakkı kapsamındaki isim; kişinin adı, soyadı, lakabı, takma adı veya sahne adını içerir. Kişinin isim üzerindeki hakkı Türk Medeni Kanununun 26. Maddesinde hükme bağlanmıştır.

Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir. Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.

Kişisel Veriler 

Kişisel veriler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3’ de ele alınmıştır.

Bu Kanunun uygulanmasında;

  • Açık rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı,
  • Anonim hâle getirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini,
  • Başkan: Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanını,
  • İlgili kişi: Kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi,
  • Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,
  • Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,
  • Kurul: Kişisel Verileri Koruma Kurulunu,
  • Kurum: Kişisel Verileri Koruma Kurumunu,
  • Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi,
  • Veri kayıt sistemi: Kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemini,
  • Veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,

ifade eder.

Yaşam Alanları

Doktrinde yapılmış ve günümüzde kabul gören bir ayrıma göre bir kişinin yaşam alanı kamusal alan, özel alan ve gizli alan olarak üç gruba ayrılmıştır.

Kamusal Alan

Kişinin toplumda aleni olan hal ve hareketlerini içinde bulunduran alandır. Örneğin bir kimse kamusal alanda futbol maçını videoya alabilir. Fakat bu kamusal alanda yer alan hareketlerin izlenip kaydedilebileceği anlamına gelmez. Ayrıca kişilerin sosyal medyadaki herkese açık olan fotoğraf, ses, video vb bilgiler alınamaz veya kullanılamaz.

Özel Alan

Kişinin özel hayat değerlerini, hal ve hareketlerini içeren alandır. Bu alan sınırlı kişiler arasında paylaşılır. Diğer kişilere kapalı olur. özel hayata yapılacak her türlü müdahale hukuka aykırı niteliktedir.

Gizli Alan

Sır alanı olarak da tanımlanır. Kişinin genelde yalnızca kendisinin bildiği veya birkaç kişi ile paylaştığı alandır. Bu alana yapılacak her tülü müdahale katı bir şekilde ihlal olarak ele alınır.

Duygu Maide KARATAŞ & Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu