Ceza Hukuku

Çocukların Cezai Sorumluluğu Var Mıdır?

TCK m.6/1-b ve Çocuk Koruma Kanunu md.3/1-a’ ya göre çocuk, 18 yaşını doldurmamış kişi olarak kabul edilir. Başka herhangi bir neden ile reşit olması burada dikkate alınmaz. Kusur yeteneğini azaltan veya ortadan kaldıran nedenlerden biri de yaş küçüklüğüdür. Yargılama sürecinde çocuğu korumak amacıyla suç işlediği iddia edilen çocuğa “suça sürüklenen çocuk denir.

Çocuğun cezai sorumluluğu bulunması için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılaması, davranışlarını bu yönde geliştirmesi gerekir.

 TCK. m. 31- (1) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on iki yıldan on beş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan on bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.

(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on sekiz yıldan yirmi dört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası on iki yıldan fazla olamaz.

Maddenin gerekçesinde “bu çocuklar hakkında ceza yaptırımının uygulanması, cezanın özel önleme ve yeniden topluma kazandırma işlevi bakımından tamamen ters etki gösterecektir. Hatta, bu çocuklarla ilgili olarak ceza kovuşturmasına ilişkin işlemlerin yapılması, psikolojik gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler mey­dana getirebilmektedir. Bu nedenle, suç yoluna sürüklenmiş olan bu çocuk­larla ilgili olarak, sadece koruyucu ve eğitici nitelikte olan güvenlik tedbirle­rine başvurulabilir.” denilmiştir.

CMK Madde 185/1 Sanık, on sekiz yaşını doldurmamış ise duruşmanın kapalı yapılacağını ve hükmün de bu şekilde verilmesi gerektiğini öngörmüştür.

Bu düzenlemelere göre 12 yaşından küçük çocuklar suç kovuşturmasına dahil edilmez. Suç tarihinde 12 yaşından küçük çocuk bir ceza ilişkisinin ya da usuli ilişkinin tarafı olamaz. Buna karşılık çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.

Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri ceza ehliyeti bulunmayan çocuklara uygulanır. Ceza ehliyeti bulunan çocuk hakkında güvenlik tedbirine hükmedilemez.

1.Danışmanlık tedbiri

“Çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik tedbirdir.”

2.Eğitim tedbiri

“Çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına, meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine, meslek sahibi bir ustanın yanına veya kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerden oluşmaktadır.”

3. Bakım Tedbiri

“Bakım tedbiri ÇKK md.5/I-c’de düzenlenmiş olup, çocuğun bakımından sorumlu kimselerin bu görevini gerektiği gibi yerine getirememesi halinde, çocuğun özel ya da resmi bir bakım yurduna yerleştirilmesine, koruyucu aileye verilmesine ya da bu hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkindir.”

4. Sağlık Tedbiri

“Sağlık tedbiri ile çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması, tedavisi için geçici veya sürekli tıbbı bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin sağlanması, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılması amaçlanmaktadır.”

5.Barınma Tedbiri

“Barınma tedbiri, ÇKK’nın 5. maddesinde öngörülmüş son tedbir olup, barınacak yeri olmayan çocuklu kimselere ya da hayati tehlikesi olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yöneliktir.”

Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu