Genel Hukuki Bilgiler

Süresinde Cevap Dilekçesi Verilmez İse Ne Olur?

Kişinin hakkında açılan bir davaya cevap vermesi adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Anayasa m. 36’ ya göre; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Savunma hakkı aynı zamanda HMK m. 27’de düzenlenmiştir. HMK m. 27’ ye göre;

  • “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
  • (2) Bu hak;
    • a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
    • b) Açıklama ve ispat hakkını,
    • c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”

HMK m. 127 hükmüne göre cevap dilekçesi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilebilir. Davalının savunma hakkını kullanıp kullanmaması kendi tercihine bırakılmıştır. Cevap dilekçesi davanın açıldığı mahkemeye verilir. Cevap dilekçesine davacı sayısı kadar örnek eklenmelidir. Davalı, iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi hazırlayamayacaksa mahkemeden ek süre talep edebilir. İçerisinde bulunulan durum elveriyorsa mahkeme bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir. İçinde bulunulan durumda cevap dilekçesinin yazılması zor ya da imkânsız olmalıdır.

Cevap Dilekçesinin Unsurları

Cevap dilekçesinde hangi unsurların bulunması gerektiği HMK m. 129’da düzenlenmiştir.

Cevap dilekçesinin içeriği

 Madde 129- (1) Cevap dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

  • a) Mahkemenin adı.
  • b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres.
  • c) Davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
  • ç) Varsa, tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
  • d) Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
  • e) Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
  • f) Dayanılan hukuki sebepler.
  • g) Açık bir şekilde talep sonucu.
  • ğ) Davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası.

Bu unsurlardan sadece beş tanesinin dilekçede bulunması zorunludur. Tarafların ad ve soyadları ile adresleri ve yurtiçindeki tebligat adresi, davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa tarafların kanuni temsilcilerinin veya vekilinin adı, soyadı ve adresleri, davalının ya da kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzasının dilekçede bulunması zorunludur. Zorunlu unsurlardan biri veya birkaçının eksik olması durumunda hâkim tamamlanması için bir hafta ek süre verir. Süre tebliğden itibaren başlar. Eğer eksiklik tamamlanmazsa cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.

Cevap Dilekçesi Verilmemesi

HMK m. 128 hükmüne göre cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının ileri sürdüğü bütün vakaları inkâr etmiş sayılır.  Davalı eğer bir mazereti sebebi ile cevap dilekçesi vermemişse “eski hale getirme” talebinde bulunabilir.

Madde 95-

(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.

(2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.

Süre

Madde 96-

(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.

(2) İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir. Talebin şekli ve kapsamı

Madde 97- (1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.

Cevap Dilekçesi Verilmemesinin Sonuçları

Davalı cevap dilekçesi vermediği takdirde davalının ileri sürdüğü bütün vakıaları inkâr etmiş sayılır. Davalının cevap dilekçesi vermediği hallerde dava, davacı tarafından dava açarken sunulmuş olan vakıalar ve deliller esas alınarak görülüp sonuçlandırılır çünkü artık davalı delil listesi sunulamayacaktır. Bu durumda davacının söz konusu vakıayı ispatlaması daha kolay olacaktır. Cevap dilekçesi verilmemesinin ispat yükü hususunda bir değişiklik etkisi olmayacaktır.

Davaya cevap vermeyen davalı, inkâr kapsamında beyanda bulunabilir. Vermiş olduğu beyan dilekçesinde davaya yönelik yeni vakıa ileri süremez. İtiraz ve def’i de bildiremez. Ancak davacının bildirdiği vakıalara karşı cevap niteliğinde beyanda bulunabilir. Bu beyanda mahkemeye delil sunulamaz. Mahkeme davacının ileri sürdüğü delil ve vakıalarla bağlıdır.

Kasıtlı veya ihmali olarak cevap dilekçesi süresini geçirmiş olan davalıya, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, hakkaniyet gereği ıslah hakkının tanınması gerekmektedir. Bu nedenle, ıslah yoluyla yahut karşı tarafın açık muvafakati ile tahkikat aşamasında davalı cevap dilekçesi verebilir. ( m. 145)

Cevap dilekçesi verilmesinin süreye bağlanmış olmasının sebebi, yargılamanın makul bir sürede bitirilmesi amacıdır. Bu makul süre içerisinde cevap dilekçesini vermeyen taraf sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır.

 Stj. Av. Sena TÜRK & Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu