Ceza Hukuku

Hakaret İçeren Retweetler Hakaret Suçudur

“Hakaret içeren tweetlerin retweet edilmesi halinde retweet eden kişi tarafından da hakaret suçu işlenmiş olur.”

(Yargıtay 18. Ceza Dairesi 06.01.2019 Tarih, 2018/7790 Esas, 2019/1445 Karar)

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 125-131 maddeleri arasında düzenlenmiş olup 125. maddede Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)  veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almakta olup suçun genel hali düzenlenmiştir. Hakaret suçunda mesaj tutanakları, sosyal medya bilgisayar çıktıları, IP tespiti, HTS kayıtları, tanık beyanları, sanık anlatımları, mağdur anlatımı, CD kayıtları ve bu kayıtların tutanak dökümleri, kişilerin kendilerine yönelik gerçekleşen hakaret olayına ilişkin yaptıkları kayıtlar vb. delil olarak kabul edilmektedir. Hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup şikâyet süresi hakaretin ve hakaret edenin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Hakaret suçunun basit hainin işlenmesi halinde suçun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, nitelikli halinin işlenmesi halinde ise 1 yıl ile 2 yıl arasındadır.

Hakaret suçunun oluşması için mağdurun belli olması veyahut belirlenebilir olması ile kişinin onur ve saygınlığını rencide edebilecek bir eylemin olması gerekmektedir. Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi, alenen işlenmesi ve dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi halinde cezayı artıran nitelikli hali oluşmaktadır. Bilinmesi gerekir ki ağır eleştiri niteliğinde olan sözler kullanılması, beddua edilmesi halinde hakaret suçu oluşmayacaktır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 16.01.2019 Tarihli, 2018/7790 Esas, 2019/1445 Karar sayılı ilamında sosyal mecralardan Twitter sitesinde paylaşılmış olan ve hakaret içeren bir tweetin retweet edilmesi halinde retweet eden kişi tarafından hakaret suçunun işlendiği kabul edilmiştir. Somut olayda şüpheli tarafından iddia konusu paylaşımları kendisinin yapmadığı, retweet etmek suretiyle paylaştığı hususunda savunma yapmasının kabul edilmeyeceği, suçun işlendiğine dair yeterli şüphe ve delil elde edildiği belirtilmiştir.

T.C.

YARGITAY

18. CEZA DAİRESİ

E. 2018/7790

K. 2019/1445

T. 16.1.2019

• SESLİ YAZILI VEYA GÖRÜNTÜLÜ BİR İLETİ İLE HAKARET ( Şüphelinin Ad ve Soyadının Yazılı Olduğu Twitter Hesabından Müştekiden Bahsedilerek Hakaret İçeren Paylaşımlar Yapıldığı – İddianame Düzenlenmesi Gerektiği )

• KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARARI ( Hakaret Suçunun İşlendiği Hususunda Yeterli Şüphe Olduğundan İddianame Düzenlenmesi ve Şüphelinin Eyleminin Sübut Bulup Bulmadığı Hususunun Mahkemece Değerlendirilmesi Gerektiği )

5271/m.160170172

ÖZET : Dava, sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçuna ilişkindir. Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler. Şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar ( retweetler ) yapıldığı, mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair Sulh Ceza Hâkimliğinin değişik iş sayılı mercii kararı hukuka aykırıdır.

DAVA : Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2018 tarihli ve 2017/190222 soruşturma, 2018/12072 Sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/1660 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında; “5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin şikayet dilekçesinde şüphelinin twitter isimli sosyal medya hesabında @… kullanıcı adıyla kayıtlı olduğunu ve kendisine karşı önceden de aynı şekilde sosyal medyadan hakarette bulunması sebebiyle şikayetçi olduğundan aralarında husumet bulunduğunu, bu duruma rağmen şüphelinin değişik tarihlerde başka kullanıcılar tarafından paylaşılan ve şahsına yönelik hakaret içeren paylaşımları retweet etmek suretiyle sayfasında paylaşarak hakaret ettiğini, şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, şüphelinin alınan savunmasında adı geçen hesabın kendisi tarafından kullanıldığını, iddia konusu paylaşımları kendisinin yapmadığını, bilgi amacıyla sayfasında retweet etmek suretiyle paylaştığını ifade ettiği görülmekle; suça konu paylaşımların müştekiye hitaben yazılmış “pislik, namert, edepsiz, yalancı, silah kaçakçısı, çirkef, imansız, izzetsiz, rüşvetçi, salyasını akıtan, şerefsiz..” şeklinde hakaret sayılabilecek sözler içeren paylaşımlar olması, bu paylaşımların şüpheli tarafından retweet edildiğinin savunmada kabul edilmesi ve taraflar arasında önceden görülen kamu davasının bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil ve şüphenin elde edildiği gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

CMK’nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 2. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 6545 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;

“ ( 3 ) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

( 4 ) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.

Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.

Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye “araştırma mecburiyeti ilkesi”; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise “kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi” denilmektedir.

Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ( AİHS ) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM ) kararlarında, ( Örn: Vilko E. – Finlandiya kararı 2007; Sürmeli – Almanya kararı 2006 ) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.

İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar ( retweetler ) yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- ) … 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/1660 değişik iş sayılı kararının, 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- ) Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 16.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu