Bilişim Suçları Hukuku

Sosyal Medyada Sıklıkla İşlenen Suçlar

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte insan ilişkilerinin büyük kısmı da sanal mecralara taşınmıştır. İnsanların birbiriyle sosyalleşmesini sağlayan bu tip mecralar hayatın içinde vazgeçilmez bir olgu olmuş, insan ilişkilerinin buraya taşınması ile birlikte kişiler kendilerini daha rahat ifade etme imkânı bulmuştur. Bu gelişmelerle birlikte sanal ortamda işlenmeye elverişli suçlar gündeme gelmiştir. Bu suçlar TCK’da yer alan klasik suçlar olabileceği gibi TCK 243-246. maddelerde düzenlenen teknik anlamda bilişim suçu olarak tanımlanan suçlar da olabilir. Sosyal medyada işlenen suçlar her iki gruptaki suçlar arasında da tasnif edilebilmektedir. Örnek olarak bir kişinin sosyal medya hesabına şifresinin kırılması yolu ile girilmesi “bilişim alanında suç” olacakken, sosyal medya aracılığıyla bir kişiyi tehdit etmek “bilişim aracıyla işlenen suç” kapsamındadır.

Sosyal medya üzerinde işlenen suçlar soyut ortamlarda gerçekleştiğinden gerek işlenme şeklinin farklılığı gerekse de yaratacağı etki bakımından klasik suçlardan farklıdır.

Gelişen teknoloji ile birlikte pek çok suçun sosyal mecralarda işlenebiliyor olduğu görülmüştür. Başlığa bağlı kalmak adına bu çalışmada sadece sıkça karşılan klasik suçların sosyal medyadaki yansımaları incelenecektir.

Sosyal Medyada Hakaret

Günümüzde neredeyse herkes akıllı telefonlara ve internete ulaşabilmektedir. Her kesimden insanın sahip olabildiği bu imkân insanları birbirine yaklaştırmakta, tanımadıkları insanları bile ulaşılabilir kılmaktadır. Güncel magazin haberlerinde sıkça görülen sosyal medya üzerinden tanınmış kişilere yazılan hakaret içerikli mesajlar ve yorumlar bu suça örnek gösterilebilir. Hakaret suçu TCK’nın 125. Maddesinde “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak” biçiminde tanımlanmıştır. Suçun sözlü, yazılı veya görsel şekilde işlenmesi oluşması bakımından bir önem taşımadığı gibi sosyal medya aracılığıyla işlenmesi de bir önem arz etmez. Suçun tipik unsurlarını taşıması halinde sosyal medyada işlenen hakaret suçu TCK m. 128 hükmüne göre değerlendirilir.

Burada değinilmesi gereken diğer bir husus kanunda özel düzenleme öngörülen hallerdir. Örneğin kişi, sosyal medya hesabı üzerinden Cumhurbaşkanına hakaret eder veya “devletin egemenlik alametlerini aşağılama” gibi içeriklerle paylaşım yaparsa bu sefer TCK 299 vd. Hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır.

Sosyal Medyada Cinsel Taciz

TCK m.105 cinsel tacizi “bir kişiyi cinsel amaçlı olarak taciz etmek” sözcükleriyle tanımlamış, cinsel taciz suçu için failin fiziksel temasını aramamıştır. Bu sebeple sosyal medya üzerinden bir kişiye rızası dışında cinsel içerikli söylemlerde bulunmak ya da bu özellikte görseller göndermek cinsel taciz suçunu oluşturur. TCK m.105 bağlamında değerlendirilir. Sosyal medya aracılığı ile cinsel tacizde bulunan kişi hakkında, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Sosyal Medyada Müstehcenlik

Çocukların erken yaşlarda bilgisayar ve telefon kullanabilir hale gelmeleri ve buna bağlı olarak küçük yaşlarda sosyal medya ağlarında hesap edinmeleri yetişkinlerle iletişimlerini kolaylaştırmıştır. TCK m. 226’da çocukları müstehcen görüntü, ses ya da yazıya maruz bırakmak, gerekse de müstehcen görüntü, ses ya da yazı içeren ürünlerde çocukları kullanmak suç olarak tanımlanmıştır. Kişi suçu sosyal medyada dahi olsa işlediği takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sosyal Medya Aracılığı İle İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

TCK 158/1-f ‘ye göre hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bu durumda üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Örnek olarak sosyal medya aracılığıyla size ulaşan bir kişi “Pandemi nedeniyle herkese 1000’er TL dağıtılıyor. Mobil bankacılık şifreni ver bakalım hesabına para geçmiş mi?” diyerek sizi aldatırsa burada nitelikli dolandırıcılık suçu oluşmuştur.

Sosyal medyada işlenen ve işlenebilecek suçlar bunlarla sınırlı kalmayıp çeşitlilik göstermekte ve gün geçtikçe de bu çeşitlilik artmaktadır. TCK’da düzenlenen klasik suçlar yönünden suçun unsurları oluştuğu takdirde TCK hükümleri bu mecrada işlenen suçlar bakımından da uygulanır.

 Suçluların Kimlik Tespiti Nasıl Yapılır, Yapılabilir Mi?

Sosyal medya mecralarının birçoğu yurt dışı menşeili olduğundan Türkiye’de şirket merkezleri bulunmamaktadır. Bu sebeple suçu işleyen kişilerin IP adreslerine ulaşılmakta güçlük yaşanmaktadır. Ancak mahkemeler kendi yargı sınırları dışında kalan bir iş yapmak zorunda kaldıklarında, bu sınırların dışına çıkamayacaklarından, o işlemin yapılacağı yargı çevresindeki adli makamlardan hukuki yardım isterler. İşte bu hukuki yardıma istinabe adı verilir. Sosyal medyada işlenen suçlarda, suçluların kimliklerini tespit amacıyla savcılık veya mahkeme “uluslararası adli istinabe” yoluna başvurabilir.

Sosyal Medyada Bilişim Alanında İşlenen Suçlar

TCK 243-246. Maddelerde düzenlenen suçlar klasik anlamda suçlardan farklı olarak bütün hareket ve neticelerini yine bilişim alanında doğururlar. Örneğin Facebook hesabınızın şifresi kırılmış ve bu hesabınızdan bahis reklamları paylaşılmışsa bu tip bir suç ortaya çıkmıştır. Kanunda bu suçlar:

  •  Bilişim sistemine girme
  • Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
  • Yasak cihaz ve program kullanımı olarak tasnif edilmiştir.

Bilişim sistemine girme

Madde-243

(1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bilişim Alanındaki Suçlara İlişkin Hükümler

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

Madde-244

(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)

(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;

a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Yasak cihaz veya programlar

Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)

(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Stj. Av. Sena Türk & Av. Ahmet Ekin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu