İçtihatlar

Evlendiğine Pişman Olduğunu Söylemek Boşanma Sebebidir!

Evlendiğine pişman olduğunu söylemek boşanma sebebidir. 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas: 2015/1055 Karar: 2015/1732, K.Tarihi: 13.02.2015

Boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanunu’nda özel ve genel olarak ikiye ayrılır. Özel boşanma sebepleri, kanunda sınırlı sayıda sayılan ve eşlerden birinin kusurunu gerektiren sebeplerdir.

Genel boşanma sebepleri ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya müşterek hayatın kurulamaması gibi, eşlerin kusurunun aranmadığı sebeplerdir. Özel ve genel boşanma sebepleri farklı hukuki sonuçlar doğurur. Örneğin, özel boşanma sebeplerine dayanan davada, kusurlu olan eşten maddi ve manevi tazminat istenebilir. Genel boşanma sebeplerine dayanan davada ise, tazminat istenebilmesi için eşlerden birinin daha fazla kusurlu olması gerekir.

Özel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Zina: Evlilik devam ederken eşlerden birisinin karşı cinsinden olan birisi ile isteyerek cinsel ilişkiye girmesi sonucunda gerçekleşen bir boşanma sebebidir. Zina fiilinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde ve zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmeden bu sebebe dayanarak dava açılması gerekmektedir. Zinayı affeden tarafın bu sebebe dayanarak boşanma davası açması engellenmiştir.
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış: Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, pek kötü veya onur kırıcı davranışlarda bulunması, diğer eşin boşanma davası açmasına sebep olabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, eşlerin birlikte yaşamalarının kendisine veya çocuklarına dayanılmaz derecede çekilmez olması gerekir.
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme: Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi, diğer eşin boşanma davası açmasına sebep olabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, eşlerin birlikte yaşamalarının kendisine veya çocuklarına dayanılmaz derecede çekilmez olması gerekir.
  • Terk: Eşlerden birinin diğerini terk etmesi, diğer eşin boşanma davası açmasına sebep olabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, terk edilen eşin terk edildiği tarihten itibaren altı ay geçmesi ve terk eden eşin haklı bir sebebe dayanmaması gerekir.
  • Akıl hastalığı: Eşlerden birinin akıl hastalığına yakalanması, diğer eşin boşanma davası açmasına sebep olabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, akıl hastalığının tedavi edilemez nitelikte olması ve evlilik birliğinin devamının diğer eşe veya çocuklara ağır bir yük getirmesi gerekir.

Genel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Evlilik birliğinin sarsılması: Eşler arasında ortak bir hayat kurulamaması, geçimsizlik, mizaç uyuşmazlığı, şiddet, hakaret, güven sarsıcı davranışlar, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeme gibi sebepler, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, evlilik birliğinin sarsıldığına dair somut deliller sunmak ve eşlerin birlikte yaşamalarının olanaksız olduğunu hakime inandırmak gerekir.
  • Müşterek hayatın kurulamaması: Eşlerin evlenmeden önce veya sonra ortaya çıkan sebeplerle birlikte yaşayamamaları, müşterek hayatın kurulamamasına yol açabilir. Bu sebebe dayanarak dava açabilmek için, eşlerin evlilik tarihinden itibaren en az bir yıl geçmesi ve eşlerin birlikte yaşamalarının olanaksız olduğunu hakime inandırmak gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/1055 Karar, 2015/1732 Karar sayılı ve 13.02.2015 tarihli ilamında; evlendiğine pişman olduğunu söylemek boşanma sebebi olduğu içtihat edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas: 2015/1055 Karar: 2015/1732, K.Tarihi: 13.02.2015

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından, kocanın davası ve koca lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı (kadın)’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece, “boşanmaya sebep olan olaylarda, kadın daha ağır kusurlu” kabul edilmiş, buna bağlı olarak koca lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalı-davacı (kadın)’ın, “evlendiğine pişman olduğunu” söylediği, kocasının eşyalarını aralarındaki sözlü anlaşmaya uymayarak, zarar görebilecek tarzda kocasının ablasının evine gönderdiği, eşyaları almak için eve gelen eşinin kardeşine toplum içinde “terbiyesiz, pis, pasaklı” diye hakaret ettiği, davacı-davalı (koca)’nın ise, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve eşini kendisi ve çocukları arasında tercih yapmaya zorladığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda aynı oranda kusurlu oldukları kabul edilmelidir. Eşit kusur halinde de maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirme sonucu kadın daha ağır kusurlu kabul edilip, koca lehine maddi ve manevi tazminat tayin ve takdiri doğru bulunmamıştır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı (kadın) yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.02.2015 (Cuma)

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu