Genel Hukuki Bilgiler

12. Yargı Paketi (7589 Sayılı Kanun) Neleri Değiştirdi? Yürürlüğe Giren Tüm Düzenlemeler (2026)

12. Yargı Paketi olarak adlandırılan 7589 sayılı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş olup, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İçindekiler

12. Yargı Paketinde Hangi Kanunlarda Değişiklik Yapılmıştır?

12. Yargı Paketi kapsamında;

  • İcra ve İflâs Kanunu,
  • Noterlik Kanunu,
  • Danıştay Kanunu,
  • Bölge İdare Mahkemeleri, İdari Yargılama Usulü ve İdari Yargı Teşkilatına ilişkin düzenlemeler,
  • Adli Tıp Kanunu,
  • Hâkimler ve Savcılar Kanunu,
  • Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun,
  • Türk Medenî Kanunu,
  • Türk Ceza Kanunu,
  • Ceza Muhakemesi Kanunu,
  • Türk Borçlar Kanunu,
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu

başta olmak üzere çeşitli kanunlarda değişiklikler yapılmıştır.

İcra ve İflâs Kanununda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi kapsamında 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 114. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikler; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde mirasçılar arasında ilk artırma usulü, açık artırma şartları, teminat uygulaması ve ihale bedelinin yatırılmaması hâlinde uygulanacak yaptırımlara ilişkindir.

Mirasçılar Arasında İlk Açık Artırma

114. maddenin ikinci fıkrasına eklenen düzenleme ile tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve taşınmaz üzerinde mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı hâllerde, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi durumunda birinci artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca bu usulün yalnızca bir defaya mahsus uygulanacağı, ilk artırmada satışın gerçekleşmemesi hâlinde ise genel artırma usulüne geçileceği düzenlenmiştir.

Alacaklının Teminat Muafiyeti

114. maddenin yedinci fıkrasının (6) numaralı bendi değiştirilmiştir.

Buna göre, satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, artırma süresinin bitiminden önceki son iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine başvurması hâlinde, alacağının teminatı karşıladığı kısım için kendisinden teminat alınmayacaktır.

Bunun yanında, Hazine’nin açık artırmalarda teminat göstermekten muaf olduğu açıkça hükme bağlanmıştır.

Elektronik Satış Portalında Asgari Teklif Tutarı

114. maddenin yedinci fıkrasının (8) numaralı bendi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre elektronik satış portalında verilecek tekliflerin aşağıdaki tabloda yer alan oranları aşması gerekmektedir:

Satış Türü Asgari Teklif Oranı
Haczedilen mallar Muhammen kıymetin %50’si
Ortaklığın giderilmesi – ilk artırma (yalnızca mirasçılar arası) Muhammen kıymetin %100’ü
Ortaklığın giderilmesi – ikinci artırma Muhammen kıymetin %50’si

Not: Ayrıca rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini karşılayacak tutarın aşılması da şarttır.

Bu düzenleme ile özellikle mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada taşınmazın gerçek değerinin korunması amaçlanmıştır.

İhale Bedelinin Süresinde Yatırılmaması Hâlinde Uygulanacak Yaptırımlar

114. maddenin yedinci fıkrasının (9) numaralı bendi tamamen değiştirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre;

İhaleyi Kazananın Sıfatı Uygulanacak Yaptırım ve Teminatın Durumu
İhale Alıcısı (Genel) Teminat iade edilmez, öncelikle satış masraflarına mahsup edilir. Kalan tutar hak sahiplerine/paydaşlara dağıtılır.
Satış İsteyen Alacaklı Muhammen bedelin %10’u alacağından mahsup edilir ve satış giderleri kendisine yükletilir.
Paydaş Yatırdığı teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında dağıtılır.
En Yüksek Teklif Sahibi Teklif ettiği bedelin %5’i oranında idari para cezası uygulanır (6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir).

1512 Sayılı Noterlik Kanununda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi kapsamında 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 55. maddesi değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik; noterlik evrakının mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve diğer yetkili merciler tarafından incelenmesi ile noterlik evrakının elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkindir.

Madde 55 – Noterlik Evrak ve Defterlerinin İncelenmesi

7589 sayılı Kanun ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 55. maddesi tamamen yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenleme ile noterlik evrak ve defterlerinin hangi merciler tarafından incelenebileceği, evrakın aslının veya onaylı örneğinin nasıl gönderileceği ile elektronik ortamda belge gönderimine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı şekilde belirlenmiştir.

Noterlik Evrak ve Defterlerinin İncelenmesi

Yeni düzenlemeye göre noterlik evrak ve defterleri;

  • Mahkemeler,
  • Sulh ceza hâkimlikleri,
  • Cumhuriyet başsavcılıkları,
  • Resmî daireler,

Konusu açıkça belirtilmek kaydıyla noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kılınan kişiler tarafından incelenebilecektir.

Evrak Aslının Gönderilmesi

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde uygulanacak prosedür, evrakın güvenliğini sağlamak amacıyla kanunda netleştirilmiştir.

Elektronik Ortamda Onaylı Evrak Gönderilmesi

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı örneğinin talep edilmesi hâlinde ise süreç, dijitalleşme hedefleri doğrultusunda öncelikle elektronik ortamda yürütülecektir.

Talep Türü Noter Tarafından Uygulanacak İşlem Adımları
Evrak Aslının İstenmesi Evrakın örneği çıkarılıp aslına uygunluğu onaylanarak noterlikte muhafaza edilir. Evrakın aslı talep eden mercie fiziki olarak gönderilir.
Onaylı Örnek İstenmesi Evrakın aslı elektronik ortamda taranır, güvenli e-imza ile imzalanır ve elektronik ortamda mercie gönderilir. (Elektronik ortamda gönderimin mümkün olmadığı istisnai durumlarda ise fiziki onaylı örnek gönderilir).

İşlem Ücreti Alınmaması

Bu kapsamda gerçekleştirilen işlemler için yevmiye numarası verilmeyecektir. Ayrıca posta gideri ile 112. madde uyarınca belirlenen yol gideri dışında; harç, vergi, değerli kâğıt bedeli ve herhangi bir ücret tahsil edilmeyecektir.

2575 Sayılı Danıştay Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Geçici 27. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik; Danıştay üyelerine ilişkin geçiş hükümlerinin uygulanma süresi ile bazı hükümlerin yürürlüğünün ertelenmesine ilişkindir.

Geçici Madde 27 – Geçiş Hükümleri

7589 sayılı Kanun ile 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Geçici 27. maddesinde değişiklik yapılarak geçiş hükümlerinin uygulanma süresi uzatılmış ve maddenin on yedinci fıkrasının uygulanması belirli bir tarihe kadar ertelenmiştir.

Geçici 27. maddenin on üçüncü fıkrasında yer alan on yıl ibaresi on dört yıl olarak değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle birlikte geçiş hükmü kapsamında öngörülen uygulama süresi dört yıl uzatılmıştır.

Geçici 27. maddenin on yedinci fıkrasına yeni bir cümle eklenmiştir. Buna göre, on yedinci fıkra hükümleri 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uygulanmayacaktır.

2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi kapsamında 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 7. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik; tek hâkim tarafından karara bağlanacak davaların kapsamının yeniden belirlenmesi ve parasal görev sınırının güncellenmesine ilişkindir.

Madde 7 – Tek Hâkim Tarafından Çözümlenecek Davalar

Maddenin birinci fıkrası tamamen değiştirilmiş ve düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere aşağıdaki davaların idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

KATEGORİ KAPSAM
Parasal sınır 486.000 TL’yi aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları
Öğrenci işlemleri Disiplin cezaları, sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri (uzaklaştırma/ilişik kesme sonucu doğuran disiplin cezaları hariç)
Kamu görevlileri – idari işlemler Geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri
Kamu görevlileri – uyarma cezası Uyarma cezasına karşı açılan davalar
Meslek kuruluşları Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının disiplin cezaları (mesleki faaliyeti engelleyenler hariç)
2022 sayılı Kanun 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz vatandaşlara aylık bağlanmasına ilişkin davalar

Maddenin ikinci fıkrasında yer alan yirmi beş bin ibaresi dört yüz seksen altı bin olarak değiştirilmiştir. değişiklikle birlikte tek hâkim tarafından görülecek davalara ilişkin parasal sınır 25.000 TL’den 486.000 TL’ye yükseltilmiştir. Böylece görev sınırı güncel ekonomik koşullara uygun hâle getirilmiş ve idare mahkemelerindeki iş yükünün daha etkin şekilde dağıtılması amaçlanmıştır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 ve 46. maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikler; istinaf incelemesinin kapsamı, bölge idare mahkemelerinin karar verme usulü ve temyiz edilebilecek kararlara ilişkindir.

Madde 45 – İstinaf İncelemesi

7589 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları değiştirilmiştir. Yapılan düzenleme ile bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verebileceği kararlar yeniden belirlenmiş, ilk derece mahkemesi kararının hangi hâllerde kaldırılarak dosyanın geri gönderileceği açık şekilde düzenlenmiştir.

İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Hükümler Yeniden Düzenlendi

Maddenin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenerek, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını inceledikten sonra istinaf başvurusunu reddedebileceği hâller açıkça belirlenmiştir.

Bu düzenleme ile yalnızca gerekçe veya maddi hata nedeniyle dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderileceği Hâller Yeniden Belirlendi

Maddenin beşinci fıkrası tamamen yeniden düzenlenmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararı Uygulanacağı Durumlar (Gerekçeler)
İstinaf Başvurusunun Reddi (Onama) – Karar hukuka uygunsa.
– Sonuç doğru ancak gerekçe yanlış/eksikse (gerekçe değiştirilerek).
– Maddi hata varsa (hata düzeltilerek).
Kararın Kaldırılarak Dosyanın Geri Gönderilmesi – İlk inceleme ve usule ilişkin kararlara yönelik istinafın haklı bulunması.
– Görevsiz/yetkisiz, reddedilmiş/yasaklanmış hâkimin karar vermesi.
– Dilekçe ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesi.
– Eksik/yanlış hasımla karar verilmesi.
– Talep hakkında hiç karar verilmemesi veya eksik hüküm kurulması.
– Keşif, bilirkişi veya duruşma yapılması zorunlu olduğu hâlde yapılmadan karar verilmesi.

Bölge İdare Mahkemesine Eksiklikleri Giderme Yetkisi Verildi

Yeni düzenlemeye göre, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılmaması ya da duruşma yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan eksiklikler, bölge idare mahkemesi tarafından giderilebilecektir.

Bu durumda dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeksizin bölge idare mahkemesi tarafından esas hakkında karar verilebilecektir.

Dosyanın Geri Gönderilmesi İstisnai Hâle Getirildi

Kanunda sayılan hâller dışında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden kararı veren mahkemeye göndermesi mümkün olmayacaktır.

Böylece istinaf incelemesinin daha etkin yürütülmesi ve davaların gereksiz yere uzamasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Madde 46 – Temyiz

7589 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde değişiklik yapılarak Danıştay nezdinde temyiz edilebilecek kararların kapsamı yeniden düzenlenmiş, ayrıca bölge idare mahkemelerinin kaldırma kararı sonrasında verdiği kararların hangi hâllerde temyize tabi olacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Birinci Fıkranın (c) Bendi Yürürlükten Kaldırıldı

Maddenin birinci fıkrasında yer alan (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece temyize tabi kararlara ilişkin sistem yeniden düzenlenmiştir.

Bölge İdare Mahkemesinin Yeniden Verdiği Kararlara Temyiz Yolu Açıldı

Maddeye eklenen ikinci fıkra ile birinci fıkra kapsamında bulunmayan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararların, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Temyiz Edilemeyecek Davalar Belirlendi

Kanunla birlikte, aşağıdaki dava ve işlerde bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden karar vermiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacaktır:

NO KAPSAM DIŞI BIRAKILAN DAVA/İŞLEM
1 Tek hâkimle görülen davalar
2 4081 sayılı Kanun kapsamındaki davalar (Çiftçi Mallarının Korunması)
3 3091 sayılı Kanun kapsamındaki davalar (Taşınmaz Mal Zilyetliğine Tecavüzün Önlenmesi)
4 6458 sayılı Kanun kapsamındaki davalar (Yabancılar ve Uluslararası Koruma)
5 Parasal sınırı aşmayan farklar
6 Yalnızca vekâlet ücreti/yargılama gideri kararları

2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un mülga 26. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yapılan değişiklik; adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin atanma şartları ile görev sürelerine ilişkindir.

Madde 26 – Atama ve Görev Süresi

7589 sayılı Kanun ile 2659 sayılı Kanun’un mülga 26. maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenleme ile adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin atanabilmesi için aranacak nitelikler belirlenmiş, ayrıca kurul başkan ve üyeleri ile bazı yöneticilerin görev süreleri açıkça hüküm altına alınmıştır.

Yeni düzenlemeye göre adli tıp ihtisas kurulu başkanlığı ve üyeliğine atanacak kişilerde belirli mesleki yeterlilik şartları aranacaktır.

Kriter Düzenleme Detayı
Atanma Şartları Tıpta uzmanlık belgesi, Diş hekimliğinde uzmanlık belgesi veya görev yapılacak alanda doktora derecesi.
Görev Süresi 4 Yıl (Kurul Başkanları, Üyeleri, Grup Başkanları ve İhtisas Dairesi Başkanları için).

Görevde Devam Esası Benimsendi

Yeni düzenleme uyarınca, görev süresi dolan başkan ve üyeler bakımından hizmetin kesintiye uğramaması amacıyla özel bir hüküm getirilmiştir. Buna göre, yeni atanan veya görevlendirilen kişiler görevlerine başlayıncaya kadar görev süresi sona eren başkan ve üyelerin görevleri devam edecektir.

Bu düzenleme ile Adli Tıp Kurumunun ihtisas kurullarında görev boşluğu oluşmasının ve bilirkişilik hizmetlerinin aksamasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 10 ve 63. maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikler; hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav süreçleri ile hâkim ve savcıların disiplin hükümlerine ilişkindir.

Madde 10 – Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitimi ve Sınavları

7589 sayılı Kanun ile 2802 sayılı Kanun’un 10. maddesinde değişiklik yapılarak hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim programı, yazılı ve sözlü sınav usulleri ile mazeret nedeniyle sınava katılamayanlara uygulanacak esaslar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca madde metninde bazı ibare değişiklikleri yapılmıştır.

Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitim Konuları Belirlendi

Maddeye eklenen yeni fıkra ile adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına verilecek eğitimlerin kapsamı ilk kez ayrıntılı şekilde kanunda düzenlenmiştir.

Buna göre eğitim programında;

  • Anayasa hukuku ve insan hakları hukuku,
  • Ceza hukuku,
  • Özel hukuk,
  • İdare hukuku,
  • Vergi hukuku,
  • Usul hukuku,
  • Duruşma yönetimi,
  • Karar ve gerekçeli karar yazımı,
  • Adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi,
  • Uluslararası kuruluşlar ve uluslararası sözleşmeler,
  • Sık karşılaşılan dava türleri,
  • Kişisel gelişim

konularına yer verilecektir.

Yazılı Sınav Usulü Ayrıntılı Olarak Düzenlendi

Maddeye eklenen yeni düzenleme ile yazılı sınavlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Buna göre;

  • Yazılı sınavlarda yalnızca eğitim verilen konulardan soru sorulacaktır.
  • Yazılı sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecektir.
  • Mazereti nedeniyle yazılı sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretin ortadan kalkmasından itibaren en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine başvuracaktır.
  • Yazılı Sınav Kurulu tarafından mazereti uygun görülenlerin sınavı, Akademi tarafından belirlenecek tarihte yapılacaktır.
  • Yazılı sınav sonuçları kurul tarafından tutanağa bağlanarak Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecektir.

Sözlü Sınavın Değerlendirme Kriterleri Kanunda Düzenlendi

Maddeye eklenen yeni fıkra ile sözlü sınavın hangi ölçütlere göre yapılacağı ayrıntılı şekilde hüküm altına alınmıştır.

Sözlü Sınav Değerlendirme Kriteri Puan Değeri
Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi 25 Puan
Mesleki yeterliliği ile hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği 25 Puan
Özgüveni, temsil kabiliyeti ve mesleğe uygun davranışları 25 Puan
Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi 25 Puan
Toplam Değerlendirme 100 Puan

4. Madde Metnindeki İbareler Güncellendi

Yapılan değişiklik kapsamında;

  • On ikinci fıkrada yer alan onaltıncı ibaresi ondokuzuncu olarak değiştirilmiştir.
  • On sekizinci fıkrada yer alan sözlü sınavlara ilişkin hususlar ibaresi sözlü sınavlara ilişkin diğer hususlar şeklinde değiştirilerek, kanunda düzenlenen konular dışında kalan hususların yönetmelikle düzenleneceği açıkça belirtilmiştir.

Madde 63 – Disiplin Cezalarını Gerektiren Fiiller

7589 sayılı Kanun ile 2802 sayılı Kanun’un 63. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan disiplin cezasını gerektiren fiillere yeni bir bent eklenmiştir.

Kanunun 63. maddesinin ikinci fıkrasına (f) bendi eklenmiştir.

Yeni düzenlemeye göre; mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması, disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Bu düzenleme ile hâkim ve Cumhuriyet savcılarının, hukuki değerlendirme yapılması gereken ve bilirkişi incelemesini gerektirmeyen konularda bilirkişiye başvurmalarının önüne geçilmesi ve bilirkişilik kurumunun yalnızca teknik veya özel uzmanlık gerektiren alanlarda kullanılmasının sağlanması amaçlanmıştır.

3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi tamamen değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik; kanuni faiz oranının belirlenme yöntemi ile yıl içerisinde uygulanacak faiz oranının güncellenmesine ilişkindir.

Madde 1 – Kanuni Faiz Oranı

7589 sayılı Kanun ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi tamamen yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenleme ile sabit kanuni faiz oranı uygulamasından vazgeçilerek, kanuni faiz oranının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan reeskont oranına endekslenmesi kabul edilmiştir. Ayrıca yıl içerisinde reeskont oranında önemli değişiklik olması hâlinde uygulanacak faiz oranının güncellenmesine ilişkin esaslar da belirlenmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken hâllerde, faiz oranı taraflarca sözleşmeyle belirlenmemişse uygulanacak kanuni faiz oranı yeniden belirlenmiştir.

Kanunla birlikte yıl içerisinde reeskont oranında önemli değişiklik meydana gelmesi hâli de ayrıca düzenlenmiştir.

DÖNEM ESAS ALINAN TARİH ORAN
Yılın ilk yarısı Önceki yılın 31 Aralık’ında geçerli reeskont oranı Reeskont oranının %80’i
Yılın ikinci yarısı (5 puan+ fark varsa) 30 Haziran’da geçerli reeskont oranı Yeni reeskont oranının %80’i

4721 Sayılı Türk Medenî Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 440 ve 444. maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikler; vesayet kapsamında gerçekleştirilen satış işlemlerinin elektronik satış sistemi üzerinden yürütülmesine ilişkindir.

Madde 440 – Vesayet Makamının Talimatıyla Yapılacak Satış

7589 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 440. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenleme ile vesayet makamının talimatı doğrultusunda gerçekleştirilecek satışların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) entegre elektronik satış portalı üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Vesayet Kapsamındaki Satışlar Elektronik Satış Portalına Taşındı

Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesine yapılan ekleme ile, vesayet makamının talimatı doğrultusunda gerçekleştirilecek satışların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında yapılacağı düzenlenmiştir.

Bu değişiklikle birlikte vesayet makamının izni veya talimatı kapsamında gerçekleştirilen satış işlemleri, UYAP bünyesinde faaliyet gösteren elektronik satış sistemi üzerinden yürütülecek ve böylece satış süreçlerinde dijital uygulama esas alınacaktır.

Madde 444 – Açık Artırma ve İhalenin Tamamlanması

7589 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 444. maddesinin ikinci fıkrası tamamen yeniden düzenlenmiştir. Yapılan değişiklikle vesayet kapsamında gerçekleştirilecek açık artırmaların elektronik satış portalı üzerinden yapılacağı ve ihalenin tamamlanmasına ilişkin usul yeniden belirlenmiştir.

Açık Artırmalar Elektronik Satış Portalında Yapılacak

Yeni düzenlemeye göre vesayet kapsamında gerçekleştirilecek satışlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma usulüyle gerçekleştirilecektir.

Bu düzenleme ile fiziki artırma usulü yerine elektronik satış sistemi esas alınarak satış işlemlerinin daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir şekilde yürütülmesi amaçlanmıştır.

İhalenin Tamamlanma Usulü Korundu

Elektronik ortamda gerçekleştirilen satış sonucunda oluşan ihale, vesayet makamının onayıyla kesinleşecektir. Dolayısıyla elektronik artırmanın tamamlanması tek başına mülkiyetin devri için yeterli olmayacak; vesayet makamının onama kararı aranacaktır.

Onama Kararı İçin Süre Belirlendi

Yeni düzenleme uyarınca vesayet makamının, ihalenin yapıldığı tarihten itibaren on gün içinde onama kararını vermesi gerekmektedir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik; dolandırıcılık suçlarına iştirak eden kişilerin cezai sorumluluğuna ilişkindir. Düzenleme ile banka hesapları, ödeme araçları ve kripto varlık hesaplarının suçta kullanılmasına imkân sağlayan kişilere uygulanacak ceza indiriminin kapsamı açıkça belirlenmiştir.

7589 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Yeni düzenleme ile basit dolandırıcılık (TCK m.157) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) suçlarına iştirak eden kişiler bakımından, iştirak fiilinin yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya hesap bilgilerinin kullanılmasına imkân sağlamakla sınırlı kalması hâlinde uygulanacak ceza belirlenmiştir.

Dolandırıcılık Suçlarında Sınırlı İştirak Hâli Düzenlendi

Maddeye eklenen yeni dördüncü fıkra ile, 157 ve 158. maddelerde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirak eden kişiler bakımından özel bir ceza indirimi öngörülmüştür.

Buna göre, iştirak fiilinin yalnızca belirli bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalması durumunda, fail hakkında genel iştirak hükümleri yerine bu özel düzenleme uygulanacaktır.

Ceza İndiriminin Uygulanacağı Hâller Belirlendi

Yeni düzenlemeye göre ceza indirimi uygulanabilmesi için iştirak fiilinin;

  • Kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla,
  • Kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının kullanılmasını sağlamak,
  • Banka nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermek,
  • Aracı kurum nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermek,
  • Ödeme hizmeti sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermek,
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermek,

fiilleriyle sınırlı olması gerekmektedir. Düzenleme, özellikle son yıllarda dolandırıcılık suçlarında kullanılan hesap kiralama, banka hesabını kullandırma, kripto varlık hesabını kullandırma ve benzeri iştirak şekillerine yönelik özel bir hüküm niteliği taşımaktadır.

Verilecek Ceza Yarı Oranında İndirilecek

Kanunla birlikte, yukarıda belirtilen fiillerle sınırlı olarak dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişiler hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Ancak bu indirimin uygulanabilmesi için kişinin iştirakinin yalnızca ödeme araçlarını veya hesapların kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları vermekle sınırlı olması gerekmektedir. Failin dolandırıcılık eylemine bunun dışında aktif şekilde katılması hâlinde ise bu özel indirim hükmü uygulanmayacaktır.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80, 231, 247 ve 308. maddelerinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan düzenlemeler; inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin usulün yeniden belirlenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kapsamının değiştirilmesi, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılmasına ilişkin hükümlerin yeniden düzenlenmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin genişletilmesine ilişkindir.

Madde 80 – İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve İmhası

7589 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve maddeye yeni fıkralar eklenmiştir. Yapılan değişiklikle, inceleme sonuçlarının kaydedilmesi, saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin esaslar yeniden düzenlenmiştir.

İnceleme Sonuçları Özel Sistemde Saklanacak

Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedileceği düzenlenmiştir.

Bu kapsamda elde edilen veriler, soruşturma veya kovuşturma makamına delil olarak gönderilecek ve belirlenen usuller çerçevesinde muhafaza edilecektir.

Kişisel Verilerin İmhasına İlişkin Süreler Belirlendi

Yeni düzenleme ile inceleme sonuçlarının hangi hâllerde ve ne zaman imha edileceği açıkça belirlenmiştir.

Karar / Durum Verilerin İmha Süresi
– KYOK (Takipsizlik) kararına itiraz süresinin dolması
– KYOK itirazının reddedilmesi
– Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi
Derhâl
– Yukarıda sayılanlar dışındaki mahkeme kararlarının kesinleşmesi 20 Yıl (Kesinleşme tarihinden itibaren)

Kişiye Verilerin Silinmesini Talep Etme Hakkı Tanındı

Düzenleme ile bilgileri sisteme kaydedilen kişilere, kişisel verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden silme talebinde bulunma imkânı getirilmiştir.

Madde 231 – Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlendi

7589 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin beş ila on dördüncü fıkraları tamamen değiştirilmiştir. Yapılan düzenleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma şartları, denetim süreci, ihlal hâlleri ve kanun yolu yeniden düzenlenmiştir.

Yeni düzenleme ile sanığın, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhâl giderememesi hâlinde de HAGB kararı verilebilmesine imkân tanınmıştır.

Buna göre sanık, zararı denetim süresi içerisinde aylık taksitler hâlinde tamamen gidermeyi kabul ettiği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.

Denetim Süresinin İhlalinde Mahkemenin Yetkisi Genişletildi

Yeni düzenleme ile denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkemenin vereceği karar yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre mahkeme, hükmü açıklayabileceği gibi; sanığın durumunu değerlendirerek;

  • Cezanın yarısına kadar belirleyeceği kısmının infaz edilmemesine,
  • Şartları bulunması hâlinde hapis cezasının ertelenmesine,
  • Hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine,

karar vererek yeni bir hüküm kurabilecektir. Açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.

HAGB Uygulanamayacak Suçlar Belirlendi

Yapılan değişiklikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı suçlar açıkça düzenlenmiştir.

Buna göre;

  • İşkence suçları,
  • Eziyet suçları,
  • Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele niteliğinde değerlendirilen suçlar,

hakkında HAGB hükümleri uygulanamayacaktır.

Madde 247 – Kaçak Sanık Hakkında Kovuşturma Usulü Değiştirildi

7589 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 247. maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenleme ile kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesine ilişkin esaslar yeniden belirlenmiş ve savunma hakkının korunmasına yönelik yeni hükümler getirilmiştir.

Yeni düzenleme ile kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde sanık veya müdafiine yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı tanınmıştır.

Buna göre, kaçak sanık veya müdafii savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.

Madde 308 – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

7589 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiş ve maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir. Yapılan düzenleme ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin kapsamı genişletilmiş ve itiraz isteminde bulunabilecek kişiler belirlenmiştir.

Yapılan değişiklik ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilmesi düzenlenmiştir.

Yeni düzenleme ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisini kullanabileceği süre belirlenmiştir. Buna göre Başsavcı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir.

Maddeye eklenen yeni fıkra ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına itiraz isteminde bulunabilecek kişiler düzenlenmiştir.

Buna göre istem;

  • Sanık,
  • Sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler,
  • Katılan,
  • Katılma talebi karara bağlanmamış olanlar,
  • Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören kişiler,

tarafından yapılabilecektir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Yapılan Değişiklikler

Yargı Paketi kapsamında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine yeni fıkralar eklenmiştir. Yapılan düzenlemeler; çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminat hesaplamalarında faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi ve zarar sorumlusu tarafından yapılan ödemelerin tazminattan mahsup edilmesine ilişkin usulün düzenlenmesine ilişkindir.

Madde 55 – Bedensel Zararlar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Yeni Düzenleme

7589 sayılı Kanun ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan değişiklikle, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma nedeniyle talep edilen tazminatlarda faiz uygulanması ile önceden yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesine ilişkin esaslar açıkça düzenlenmiştir.

Tazminatlarda Faiz Başlangıcı Dönemlere Göre Belirlendi

Maddeye eklenen düzenleme ile çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminatlarda faiz başlangıcı, zarar hesabında esas alınan döneme göre farklılaştırılmıştır.

Tazminat Hesaplama Dönemi Kanuni Faiz Başlangıç Tarihi
Kazancın Bilindiği Dönem Haksız fiilin veya zarara neden olan olayın gerçekleştiği tarih
Kazancın Bilinmediği Dönem Karar tarihi

Tazminat Ödemelerinin Mahsup Edilmesine İlişkin Usul Düzenlendi

Yeni düzenleme ile çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminatlar bakımından, tahkikat başlamadan önce ifa amacıyla yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan nasıl mahsup edileceği düzenlenmiştir.

Buna göre yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarı esas alınarak oransal şekilde mahsup edilecektir. Bu değişiklik ile tazminat hesaplamalarında önceden yapılan ödemelerin dikkate alınmasına ilişkin uygulama birliği sağlanması amaçlanmıştır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107, 109, 147, 149, 166, 168 ve 362. maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler; belirsiz alacak davası ve kısmi dava bakımından dava değerinin artırılması, duruşmaların makul sürede sonuçlandırılması, elektronik duruşmalara ilişkin usulün belirlenmesi, davaların birleştirilmesi ve ayrılması kararlarına karşı kanun yollarının yeniden düzenlenmesi ile bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilebilirliğine ilişkin esasların belirlenmesine ilişkindir.

Madde 107 – Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Düzenleme Kaldırıldı

7589 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Yapılan değişiklik ile belirsiz alacak davasına ilişkin özel düzenleme HMK kapsamından çıkarılmıştır.

Madde 109 – Kısmi Davada Talep Artırma İmkânı Getirildi

6100 sayılı Kanun’un 109. maddesine yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan düzenleme ile kısmi davalarda talep edilen alacağın artırılmasına ilişkin özel bir usul getirilmiştir.

Kısmi Davada Talep Bir Defaya Mahsus Artırılabilecek

Yeni düzenlemeye göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu;

  • Aynı dava içerisinde,
  • Bir defaya mahsus olmak üzere,
  • İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın,
  • Tahkikat sona erinceye kadar,

artırılabilecektir.

Zamanaşımının Kesilmesine İlişkin Düzenleme Yapıldı

Talep artırımı hâlinde artırılan kısım bakımından zamanaşımının da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Madde 147 – Duruşmalar Arasındaki Süre Sınırlandırıldı

6100 sayılı Kanun’un 147. maddesine yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan düzenleme ile duruşmalar arasındaki süreye ilişkin üst sınır getirilmiştir.

Duruşmalar Arasındaki Süre En Fazla Üç Ay Olacak

Yeni düzenlemeye göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamayacaktır.

Ancak; bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması ve istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirtmek şartıyla daha uzun süre belirleyebilecektir.

Madde 149 – Elektronik Duruşmaya Katılanlar Bakımından İmza Düzenlemesi Yapıldı

6100 sayılı Kanun’un 149. maddesine yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan değişiklik ile ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.

Yeni düzenlemeye göre, bulundukları yerden elektronik yöntemlerle duruşmaya katılmasına karar verilen kişiler hakkında, bazı usul işlemleri hariç olmak üzere elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

Ancak;

  • İkrar,
  • Yemin edilmesi,
  • Davanın geri alınmasına muvafakat,
  • Davadan feragat,
  • Davayı kabul,
  • Sulh olma,

hâllerinde imzaya ilişkin hükümler uygulanmaya devam edecektir.

Madde 166 – Birleştirme Kararlarında Bağlayıcılık Düzenlendi

6100 sayılı Kanun’un 166. maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan düzenleme ile ilk davanın açıldığı mahkemenin, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacağı hüküm altına alınmıştır.

Madde 168 – Birleştirme ve Ayırma Kararlarında Kanun Yolu Yeniden Düzenlendi

6100 sayılı Kanun’un 168. maddesi değiştirilmiştir. Yapılan düzenleme ile davaların birleştirilmesi ve ayrılması kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolları yeniden belirlenmiştir.

Aynı yargı çevresinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında verilen birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ise ancak hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebileceği düzenlenmiştir.

Madde 362 – Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Temyizi Yeniden Düzenlendi

6100 sayılı Kanun’un 362. maddesine yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan düzenleme ile bölge adliye mahkemelerinin yeniden esas hakkında verdiği kararların hangi şartlarda temyiz edilebileceği belirlenmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlar;

  • Kabul edilen veya reddedilen kısmın miktar ya da değer bakımından,
  • Kanunda belirtilen parasal sınırın üzerinde olması hâlinde,

temyiz edilebilecektir.

Düzenleme ile; bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın belirlenen parasal sınırı aşmaması ve kararın yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâllerinde temyiz yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Sık Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girdi?

12. Yargı Paketi 21.07.2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girmiştir.

12. Yargı Paketi genel af getirdi mi?

Hayır. 12. Yargı Paketi genel af, infaz indirimi veya tüm mahkûmları kapsayan bir düzenleme getirmemiştir. Yapılan değişiklikler belirli suç tipleri ve usul hükümleri bakımından sınırlı düzenlemeler içermektedir.

Yeni düzenlemeler devam eden davalara uygulanır mı?

Uygulama, ilgili kanun hükümleri ve geçiş kurallarına göre belirlenir.

IBAN’ını başkasına veren herkes IBAN mağduru sayılacak mı?

Hayır. Düzenleme, banka hesabını veya hesap bilgilerini kullandıran herkes açısından otomatik bir cezasızlık öngörmemektedir. Mahkeme; kişinin suç kastını, elde ettiği menfaati ve dolandırıcılık eylemindeki gerçek rolünü değerlendirecektir.

Banka hesabımı verdim ancak dolandırıcılığı bilmiyordum. Ceza almayacak mıyım?

Yeni düzenleme kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için kişinin katkısının yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya hesap kullanımına ilişkin bilgileri sağlamaktan ibaret olması gerekir.

TCK m.158’e eklenen düzenleme hangi kişileri kapsıyor?

Düzenleme; dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin katkısının yalnızca banka hesabı, ödeme aracı, aracı kurum hesabı, ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabı veya kripto varlık hesabının kullanılmasına ilişkin bilgi ya da araçları sağlamaktan ibaret olması hâlinde uygulanacak özel bir ceza indirimi öngörmektedir.

Kanuni faiz oranları değişti mi?

Evet. Sabit kanuni faiz oranı uygulaması değiştirilmiş, kanuni faiz oranının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranı esas alınarak belirlenmesine yönelik yeni bir sistem getirilmiştir.

Belirsiz alacak davası tamamen kaldırıldı mı?

Evet. HMK m.107 yürürlükten kaldırılmış, kısmi dava bakımından ise talep artırılmasına ilişkin yeni bir düzenleme getirilmiştir.

Tazminat davalarında faiz başlangıcı değişti mi?

Evet. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarında, kazancın bilindiği ve bilinmediği dönemlere göre farklı faiz başlangıç tarihleri öngörülmüştür.

Duruşmalar arasında süre sınırı getirildi mi?

Evet. Kural olarak duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşmaması düzenlenmiştir.

Av. Mehmet Can CİVAN & Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu