Ceza Hukuku

Tanık Nedir ? Yalan Tanıklık

Tanık: Bir olaya ilişkin görerek, duyarak ya da olay yerinde bulunarak bilgi sahibi olan; dava konusu hakkında bildiklerini mahkemeye aktaran kişi.

Tanığın taraflara yakınlığı ya da düşmanlığı konusu herhangi bir önem taşımamaktadır; bununla birlikte belli derece yakınlara tanıklıktan çekilme hakkı tanınmıştır. Tanığın olayları doğrudan görmüş olması ya da başkasından duymuş olması önem arz etmez. Başkasından duymuş olduğu durumlarda dolaylı tanık halini alır.

Tanık;

  • Duruş.ma esnasında mahkemede hazır bir şekilde bulunmalı.
  • Olayla ilgili beyanlarında doğrudan şaşmamalı.
  • Yemin etmelidir. Tanığın yemini suçun nitelikli olmasına katkı sağlayacaktır

Yalan Tanıklık

Yalan tanıklık; kişinin beş duyu organıyla şahit olduğu veya başkasından duyduğu olayı mahkemenin huzurunda gerçeği saptırarak veya bilgileri gizleyerek, eksik söyleyerek yalan beyanda bulunmasıdır. Yalan tanıklık suçunun oluşması için birey; yetkili kişi veya kurul önünde mahkeme veya yemin ettirilerek tanık dinlemeye kanunen yetkili merciler önünden gerçeği çarpıtacak veya gizleyecek beyanda bulunması gerekmektedir.

Tanığın yalan beyanlarla mahkemeyi yanlışa yönlendirmesi ‘’Adliyeye Karşı Suçlar’’ bölümünde düzenlenmiştir.  Yalan tanıklık, yargının yanlış yöne yönelmesine ve adaletin doğru bir şekilde sağlanamamasına sebep olmaktadır. Yalan tanıklı suçu, şikâyete tabi bir suç olmayıp, re ’sen soruşturulur ve kovuşturulur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/20365 E. , 2020/11559K. , 16/03/2020 T. İlamında; yalan tanıklık yapmak suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık …’in ifadesi kolluk önünde alınmıştır. Hükümlünün kollukta alınan beyanı ile mahkemede verdiği beyan arasında yalan tanıklık suçunun oluştuğu kabul edilse de CMK 43/5 madde hükmü kapsamında kolluğun tanık dinlemeye yetkisi olmadığından yalan tanıklık suçunun da oluşmayacağı kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/10854 E. , 2014/1225K. , 05/02/2014 T. İlamında; yalan tanıklık suçundan yargılanan sanık; ‘’Polise verdiği ifadede doğruyu söylediğini fakat mahkemede kişilerin akrabası olduğu için ve  ikisi de barıştığı için yalan tanıklık kastı olmadan …… isimli şahısta silah görmediğini söyleyip, beratını istemiştir.’’ Kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmaması, kollukta verilen ifadeyle yalan tanıklık suçunun oluşmayacağından ötürü sanığın beraatına karar verilmiştir.

Maddi Unsurlar

Yalan tanıklık suçunun konusunu; tanığın ifadesinde bilerek bilgi gizlemesi, beyanlarından doğruyu çarpıtıp yalana başvurması oluşturur.

Yalan tanıklık suçunda eylem, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak ve yalan söylemektir. Yalan tanıklıktan kastedilen; tanıklık kapsamında bulunan kişinin doğruyu çarpıtmak amaçla gerçek olmayan beyanlarda bulunması, var olan bilgiyi kısmen veya tamamen saklamasıdır. Tanık bildiklerini ve gördüklerin doğru ve eksiksiz bir şekilde aktarma hükmüne aykırı davranmaktadır.

Ceza Dairesi 2004/16589 E., 2006/1560 K., 17/10/2006 T. İlamında; ‘’Sanığın 2 farklı davada aynı taşınmaza ilişkin beyanlarında, taşınmazın malikinin kimliği  hakkında farklı bilgiler vermek biçimindeki eylemi yalan tanıklık suçunu oluşturur.’’ şeklinde hükme bağlanmıştır.

Yalan Tanıklık Suçunun Cezası

  1. TCK madde 272/1 kapmasında; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle olan soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi ya da kurul önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunursa dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  2. TCK madde 272/2 kapsamında mahkeme huzurunda ya da yemin ettirilerek yalan tanıklık yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  3. TCK madde 272/3 kapsamında; 3 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçun soruşturma ve kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapıldığında dava adli para cezasını gerektiriyorsa nitelikli hal uygulanmaz. Dava sonucu uygulanacak ceza seçimlikse; adli para cezası ya da hapis cezası şeklindeyse hapis cezasının süresince nitelikli hal oluşur.
  4. TCK madde 272/4 kapsamında aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında gözaltına alınma ve tutuklama dışında başka bir güvenlik tedbiri uygulanmışsa davada geçen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse ceza yarı oranında arttırılır.
  5. TCK madde 272/6 kapsamında; aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin müebbet hapis cezası alması halinde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına, süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halindeyse cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına karar verilir.
  6. Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezasından farklı adli veya idari yaptırımın uygulanması halinde de nitelikli hal söz konusu olur.
  7. Kaçakçılık kanunu 32. Madde kapsamında kaçakçılık davalarında yalancı tanıklık halinde ceza arttırılır.
  8. Hapis cezası 1 yıl veya daha altı bir süredeyse adli para cezasına çevrilir fakat paranın ödenmemesi halinde adli para cezası, hapis cezasına çevrilir.

Yalan Tanıklık Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebepleri

  1. Anayasanın 38.  Maddesinde yer alan hiç kimse kendini veya yakınlarını suçlayıcı beyanlarda bulunamaz ilkesi gereğince;  bir kişi altsoyu, üstsoyu, eş veya kardeşinin soruşturma veya kovuşturmasına neden olacak hallerde gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıyla cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
  2. CMK madde 45-46 kapsamında kişinin tanıklıktan çekinme hakkı varsa bunun kişiye merci tarafından hatırlatılması gerekir. Merci tarafından bunun hatırlatılmaması halinde kişi tanıklık yapar ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunursa cezasında indirime gidilebilir veya ceza verilmeyebilir.
  3. TCK madde 274 hükmüne göre; dava devam ederken etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kişinin doğruyu söylemeye karar vermesi halinde cezasında indirime gidilebilir veya ceza verilmeyebilir.

 

  • Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlaması veya yoksunluğuyla sonuçlanacak karar verilmeden veya hüküm kesinleşmeden önce kişi gerçeği söylerse cezaya hükmolunmaz.
  • Aleyhine yalan tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasına veya yoksunluğuna karar verildikten sonra; hüküm kesinleşmeden önce tanık doğruyu söylerse cezada indirim yapılması hâkimin isteğine bağlıdır.
  • Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçek söylenirse cezanın yarısından üçte birine kadar indirilebilir.

Yargıtay 9. Ceza dairesi, 2014/6798 K. , 2014/6798 E. İlamında; kasten öldürme suçundan yargılanan sanık E.. D ile kasten öldürme suçuna azmettirme ve yağma suçundan yargılanan T.. E.. hakkında soruşturma ve kovuşturma aşamasında yalan tanıklık yapan ve hüküm verilmeden önce gerçeği söyleyen kişiler hakkında; ‘’TCK 274 maddesi kapsamında aleyhine tanıklık yapılan kişinin hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğuna karar verilmeden önce, hükümden önce ya da aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında mahkumiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde etkin pişmanlık hükmü uygulanır. ‘’ hükmü gereği etkin pişmanlıkta bulundukları kabul edilip ceza verilmesine gerek olmadığı kararı verilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2006/3657 E. , 2007/7651 K. , 03/10/2007 T. İlamında; Sulh Ceza Mahkemesi’nin yürüttüğü bir dosyada sanığın tanıklığının diğer tanıkların beyanlarıyla çelişki oluşturduğu gerekçesiyle, bahsedilen davada yalan tanıklıktan kesin kanıt bulunmadığı halde yetersiz gerekçeyle sanık hakkında yalan tanıklık suçu üzerinden hüküm kurulmuştur. Yerel mahkemenin kararında; kesin kanıt bulunmadan ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu için temyize gidilmiş ve yerel mahkemenin hükmü bozulmuştur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu